İÇERİK

24 Aralık 2022 Cumartesi

Sıfatlar 2

sıfat, bir ismi tanımlayarak değiştiren bir kelimedir. Bu kelimeler renkler, boyutlar, milliyetler, ruh halleri ve daha fazlası gibi açıklamalardır.

 

Etre content: mutlu olmak

Elle est contente

Il est content

O mutlu


Elles sont contentes

Ils sont contents*

Onlar mutlu

(*Ils, hem erkek hem de kadın bir toluluktan bahsediyor olabilir)

 

Ce garçon est beau
Bu çocuk yakışıklı

Cette femme est belle
Bu kadın güzel

Ces garçons sont beaux
O çocuklar yakışıklı

Ces femmes sont belles
O kadınlar güzel.

 

Je porte des chaussures bleues, blanches, et noirs.
Mavi, beyaz ve siyah ayakkabılar giyiyorum.

 

Mon ami est intéressant, intelligent, et généreux.
Arkadaşım ilginç, zeki ve cömerttir.

 

Ma soeur est ennuyeuse, paresseuse, et bête.
Kız kardeşim sıkıcı, tembel ve aptal.

 

Çok Kullanılan Bazı Sıfatlar

 

grand

grande

uzun / büyük

gros

grosse

büyük / şişman

petit

petite

küçük

beau

belle

güzel / yakışıklı

bon

bonne

iyi

mauvais

mauvaise

kötü

chaud

chaude

sıcak

froid

froide

soğuk

gentil

gentille

nazik, hoş

nouveau

nouvelle

yeni

sympa

chère

hoş

cher

 

pahalı / sevgili

difficile

 

zor

facile

 

kolay, basit

joli

jolie

güzel, hoş

heureux

heureuse

mutlu

content

contente

mutlu

long

longue

uzun

court

courte

kısa

jeune

 

genç

vieux

vieille

yaşlı, eski

compliqué

compliquée

karmaşık

intelligent

intelligente

zeki

bête

 

aptal

énervé

énervée

kızgın, sinirli

dangereux

dangereuse

tehlikeli

 

 

Genel olarak, sıfat isimden sonra gelirse anlamı nesnel veya değişmezdir. Sıfat isimden önce geliyorsa anlam daha öznel veya mecazidir.

Fransızcada sıfatlar genelde tanımladıkları addan sonra gelirler. Renk, şekil, milliyet tanımlayan sıfatlar addan sonra yer alır.

Genel olarak, kısa, tanımlayıcı sıfatlar isimden önce gelirken, daha uzun sıfatlar genellikle isimden sonra gelir. Bir rengi, şekli veya milliyeti anlatan sıfatlar dışında her zaman sonra gelirler.

 

 

Renkler (addan sonra)

 

un sac vert                    yeşil çanta

une maison bleue          mavi ev

la balle rouge                 kırmızı top

un chapeau jaune         sarı şapka

le parapluie noir            siyah şemsiye

 

J’aime les chats noirs.        Siyah kedileri severim.


 

Şekil- Sınıf  (addan sonra) (tür, dikdörtgen, yuvarlak, dairesel, kare...)

 

la boîte ronde                    yuvarlak kutu

la table carrée                    kare masa

un insecte amphibien         amfibi böcek

le câble électrique              elektrik kablosu

un animal sauvage contre un animal apprivoisé

evcil hayvana karşı vahşi hayvan

 

Özel isimden türetilen sıfatlar (İnsan, Ülke, Şehir, Din….)

 
un sonnet
shakespearien   Şekspir sonesi

une chanteuse russea        Rus şarkıcı

un pays musulmana           Müsliman ülke

le brouillard londonienthe    Londra sisi

un chapeau texana            Texas şapkası

 

 

Tamamlayıcı tarafından takip edilen sıfatlar (à (-e), de (-nın), pour (için), comme (gibi)...)

 

un exercice facile à faire                        yapması kolay egzersiz

une fille jolie comme un cœur                kalp gibi hoş bir kız 

une barrière haute de deux mètres         2-metre yüksek çit

 

 

Fazla heceli zamirlerle tamlanan ve sıfatlar (à (-e), de (-nın), pour (için), comme (gibi)...)

 

une rumeur complètement fausse          tamamen asılsız bir söylenti

une fille vraiment gentille                       gerçekten güzel bir kız

un paysage incroyablement beau           inanılmaz güzel bir manzara

 


Une assiette ronde
Yuvarlak
bir tabak.

Un enfant français
Fransız
çocuk.

Un mur blanc
Beyaz
duvar

Une porte blanche
Beyaz
kapı

Un ordinateur neuf
a new computer

Une télévision neuve
Yeni
bir televizyon

La chaussure rose
Pembe
ayakkabı

Les chaussures roses
Pembe
ayakkabılar

Les tables basses
Alçak
masalar (sehpa)

 

Les chaises hautes
Yüksek
sandalyeler (bebek sandalyeleri, bar taburesi)

Un livre interessant
İlginç
kitap

Une chambre orange
Turuncu
yatakodası

Des stylos noirs
Siyah
kalemler

Un chat blanc intelligent
Beyaz
zeki kedi       (intelligent: 4 hece)

C’est un film intéressant.
İlginç
bir film.

Nous avons mangé une salade délicieuse.
Nefis
bir salata yedik.

La fille américaine porte un chapeau rouge.
Amerikalı kız kırmızı şapka takıyor.

La semaine prochaine nous allons au restaurant italien.
Gelecek hafta İtalyan restoranına gidiyoruz.

Michel est un homme intelligent.
Michael zeki bir adam.

 

Où est la voiture rouge?
Kırmızı araba nerede?

 

Le français est une classe facile.
Fransıca kolay bir ders.

 

J’ai une amie heureuseintelligente, et amusante.
Mutlu, zeki ve eğlenceki bir arkadaşım var.

 

 

         

Kısa ve genel sıfatlar addan önce gelirler

 

bon

bonne

iyi

mauvais

mauvaise

kötü

beau

belle

güzel

joli

jolie

hoş

vilain

vilaine

kaba, kötü

jeune

 

genç

vieux

vieille

yaşlı, eski

grand

grande

büyük, uzun

petit

petite

küçük, kısa

gros

grosse

büyük, şişman

faux

fausse

sahte, yanlış, uydurma

bref

brève

kısa

long

longue

uzun

haut

haute

yüksek

vaste

 

geniş

nouveau

nouvelle

yeni

 

Addan önce gelen sıfatlar:

 

Güzellik

beau/belle

joli

Y

 

vieux

jeune

nouveau

Sayı

 

premier – birinci

deuxième – ikinci

troisième – üçüncü

Azamet

bon/bonne –

mauvais/e –

meilleur – en iyi

pire – en kötü

Büyüklük

grand/grande

petit

gros

 

(BANGS: beauty, age, numbers, greatness, size.)

un petit garçon

küçük bir erkek çocuk

 

une petite fille

küçük bir kız çocuk

 

un très joli manteau
çok
güzel bir ceket

Un grand lac
Büyük
göl

Deux grands lacs
Iki büyük göl

la belle fille
güzel
kız

le petit chien
küçük
kopek

la grande maison
büyük
ev

la nouvelle voiture
yeni
araba

Une gros araignée
Büyük
bir örümcek

Des joli fleurs
Güzel
çiçekler

une bonne idée
iyi
fikir

un vieux pull
eski
kazak

le long chemin
uzun
yol

une brève reunion
kısa
toplantı

un joli chapeau
hoş
şapka

une mauvaise blague
kötü
şaka


Je prends plusieurs cours.
Birkaç kurs alıyorum.

 

Il y a divers ordinateurs dans le labo.
Laboratuarda çeşitli bilgisayarlar var.

 

Le professeur a trente étudiants.
Öğretmenin otuz öğrencisi var.

Le premier minister
Başbakan

La vieille dame marche dans la petite rue avec son gros chien.
Yaşlı kadın
, büyük köpeğiyle küçük sokakta yürüyor.

Une jeune fille joue avec son nouveau ballon et sa jolie poupée.
Genç bir kız
yeni topu ve sevimli bebeğiyle oynuyor.

un gros éléphant comme un camion
kamyon gibi büyük bir fil

une fillette belle comme une fleur
bir çiçek kadar güzel bir kız


Bununla birlikte sıfatların yerleştirilmesiyle ilgili yukarıdaki açıklamanın epeyce istisnası vardır. Özellikle kişilik veya fiziksel özelliklerle ilgili yargılarda:

 

Un animal moche                Çirkin hayvan

Une personne douée           Yetenekli kişi

Une idée nulle                     Aptalca bir fikir.

 

 

Bazı sıfatlar addan once ve sonra gelmeleriyle farklı anlanlar alırlar:

 

sıfat

addan once

öznel-mecaz

addan sonra

nesnel-gerçek anlam

ancien

önceki

eski

 

mon ancienne maison

eski evim

 

une ancienne maison
eski ev (şimdi müze)

 

notre ancien appartement
eski (önceki) dairemiz

 

une maison ancienne

eski bir ev

 

notre appartement ancien
eski (80 yıllık) dairemiz

brave

saygın

cesur

 

un brave homme

saygın bir adam

un homme brave

cesur bir adam

certain

kesin (belirli)

kesin

 

un certain âge

belli bir yaş

eski zamanlar

 

certains progrès
belli ilerleme

 

j’en suis certain

eminim

 

des progrès certains
biraz ilerleme


un âge certain
ihtiyarlık  (kaba)

 

cher

dear

expensive

 

un cher livre
sevgili bir kitap

 

cher ami

sevgili arkadaş

 

un livre cher

pahalı bir kitap

chic

dost canlısı, cömert

şık

 

un chic type
iyi bir adam

un type chic
klas bir adam

 

son chapeau a du chic

onun şapkası şık.

 

curieux

ilginç

ilgili

 

un curieux homme
ilginç (tuhaf) bir adam

 

une curieuse histoire

ilginç bir hikaye

 

un homme curieux

meraklı bir adam

dernier

last (of all)

last (most recent)

 

la dernière semaine

geçen haftalar

 

le dernier mois
son ay (yılın)

 

la semaine dernière

geçen hafta

 

le mois dernier
geçen ay (bir ay önce)

 

doux

tatlı, pürüzsüz, hoş

Yumuşak,

 

une douce voix
pürüzsüz ses


un doux repos
hoş tatil

 

le tissu doux
yumuşak kumaş


le fromage doux
yumuşak (tat) peynir

drôle

garip, tuhaf

eğlenceli, komik

 

une drôle d’histoire

garip hikaye

 

un drôle de type
garip adam

 

une histoire drôle

komik hikaye

 

un type drôle
komik adam

 

faible

zayıf

zayıf, güçsüz

 

un faible espoir

zayıf bir umut

un cœur faible
zayıf (güçsüz) kalp

fameux

harika, birinci sınıf

ünlü

 

un fameux trajet
harika bir gezi


un fameux travail
birinci sınıf iş

 

un homme fameux
ünlü adam


une bataille fameuse
unutulmaz savaş

franc

kalpten, içten

temiz

 

un franc rire
kalpten gülüş

 

une cassure franche
temiz bir kırık

grand

iyi mükemmel

tall

(sadece “homme” ile)

un grand homme

 

harika bir adam

 

un homme grand

 

uzun bir adam

gros

büyük

şişman

 

un gros travail
büyük iş

 

un homme gros
şişman adam

jeune

genç

genç, diri, gençlik

 

un jeune chien
genç köpek

un visage jeune
genç yüz

maigre

zayıf

sıska

 

une maigre consolation
küçük teselli

 

un animal maigre
sıska bir hayvan

méchant

kötü, tatsız

yaramaz

 

une méchante affaire
kötü bir iş

 

un enfant méchant
yaramaz çocuk

même

aynı

aynı gün, o gün

 

le même jour
aynı gün

le jour même
(tam) o gün

 

modeste

alt düzey, sıradan

mütevazi, küçük

 

un modeste employé
alt düzey çalışan

un cadeau modeste
mütevazi hediye

 

noble

asil, değerli

asil, saygın

 

nobles sentiments
asil duygular

 

une famille noble
asil bir aile

nouveau

 

 

 

un nouveau vin
yeni bir şarap  (daha önce tatmamış)

 

un vin nouveau
yeni (üretilmiş) şarap

pauvre

zavallı

fakir

 

le pauvre homme

zavallı adam

 

un pauvre sourire
zayıf bir gülümseme

 

un homme pauvre

fakir bir adam

 

un pays pauvre
fakir bir ülke

plat

 

 

 

plates excuses
mütevazi bahaneler

un écran plat
düz ekran

premier

 

 

 

le premier objectif
ilk hedef

 

l’objectif premier
birincil, temel amaç

prochain

sonraki

yakın

 

la prochaine fois
gelecek sefere

 

l’avenir prochain
yakın gelecek

propre

 

 

 

son propre appartement
onun kendi dairesi

 

ma propre chambre

benim kendi odam

 

Il a son propre sac

Onun kendi çantası var

 

 

son appartement propre
onun temiz dairesi

 

ma chambre propre

benim temiz odam

 

Un sac proper

Temiz çanta

pur

basit, yalnızca

temiz

 

une pure formalite

sıradan bir formalite

 

la pure vérité
saf, mutlak gerçek

 

l’air pur

temiz hava

 

l’eau pure

temiz su

 

rare

olağanüstü, benzersiz

nadir

 

une rare énergie
olağanüstü enerji

une plante rare
nadir bitki

 

rude

zorlu, dişli

kaba

 

un rude adversaire
zorlu düşman

 

un homme rude
kaba adam

sacré

çok, harika

kutsal

 

un sacré livre

harika bir kitap

 

un sacré menteur
koca bir yalancı

 

un livre sacré

kutsal kitap

 

un édifice sacré
kutsal bina

 

sale

iğrenç

kirli

 

une sale histoire

iğrenç bir hikaye

 

une sale ville
iğrenç kasaba

 

une chambre sale

kirli oda

 

une ville sale
kirli kasaba

 

seul

sadece, tek

yalnız

 

la seule fois

tek zaman

 

J’ai un seul bébé

tek bebeğim var

 

le seul homme
tek adam

 

il est seul

o yalnız

 

Le bébé est seul

Yalnız bebek

 

un homme seul
yalnız adam

 

simple

sadece, basit

mütevazi, sıradan, basit

 

une simple chaise

sadece bir sandalye

 

une simple femme
sıradan kadın

 

des gens simples

basit insanlar

 

un poème simple

basit bir şiir

 

une femme simple

basit, mütevazi bir kadın

 

triste

 

 

 

une triste affaire
tatsız iş

un sourire triste
üzgün gülümseme

 

unique

 

 

 

une unique fille
benzersiz bir kız çocuğu

une fille unique
tek kız

 

véritable

 

 

 

un véritable ami
gerçek arkadaş

 

un nom véritable
gerçek ad

vert

 

 

 

la verte jeunesse
gençliğin ilk çiçeği

 

énergie verte
yeşil enerji

vilaine

kötü

kötü, hain, çirkin

 

une vilaine plaie
kötü yara

 

 

une pensée vilaine
kötü düşünce

vrai

gerçek

doğru

 

C’est un vrai probleme

Gerçek bir sorun

 

un vrai ami
gerçek bir arkadaş

 

une histoire vraie
gerçek bir hikaye (samal değil)

C’est une histoire vraie

Bu doğru bir hikaye

 

 

Mon cher grand-père porte une montre chère
Sevgili
büyükbabam pahalı bir saat takar

Son atelier se trouve dans une ancienne usine. 

Onun atölyesi eski bir fabrika (eskiden bir fabrikaymış)

 

Son atelier se trouve dans une usine ancienne. 

Onun atölyesi eski bir fabrika (hala fabrika ama eski)

 

C’est ma très chère amie.

O benim çok sevgili arkadaşım

 

Ce sont des baskets très chers. 

Onlar çok pahalı spor ayakkabıları.

 

C’est un curieux chat. 

O garip bir kedi.

 

C’est un chat curieux.

O meraklı bir kedi.

 

C’est un sacré boulot.

Bu çok etkileyici bir iş

 

C’est un objet sacré

O kutsal bir eşya.

 

C’est une vraie histoire ! 

Bu gerçek bir hikaye!

 

C’est une histoire vraie. 

Bu doğru bir hikaye.

 

*  Hafta, ay ve yıl gibi zaman ifadeleri dışında dernier (son) ve prochain (sonraki) daima isimden öncedir.

 

J’ai vu le dernier match. C’était la semaine dernière.
Son
maçı izledim. Geçen haftaydı.

Février dernier nous sommes allés au dernier spectacle d’Elton John.
Geçen
Cuma Elton John’un son konserine gittik.

 

Övgü ve hayranlık bildiren sıfatlar, cümlede isimden önce veya sonra gelseler de aynı anlamı taşırlar:  excellent (mükemmel), incroyable (inanılmaz), formidable (heybetli), fantastique (fantastik), remarquable (dikkat çekicidir).

Une histoire incroyable     
Une incroyable histoire
İnanılmaz bir hikaye

 

 

Sonra iki sıfat kullanıldğında “et” ve ile ayrılmalıdır. Aksi takdirde cümlenin anlamı değişebilir.

 

Le bol rond et bleu

Yuvarlak ve mavi kase

 

Le bol rond bleu

mavi yuvarlak kase (mavi renk vurgulanır)

 

Un pantalon noir evasé

kloş siyah pantolon

 

Des devoirs ennuyants, difficiles et fatigants

Sıkıcı, zor ve yorucu ödevler

 

Un professeur sympa, amiable et drôle

İyi, arkadaş canlısı ve komik öğretmen

 

 

BİRLEŞİK SIFATLAR

 

aigre-doux

tatlı-ekşi

bleu clair

açık mavi

rouge foncé

koyu kırmızı

anglosakson

Anglosakson

nouveaux-nés

yeni doğan bebekler

l'avant-dernière

sondan bir önceki/sondan ikinci

ultraviyole

ultraviyole

infra-rouge – infra-red

kızıl ötesi

sud-américain

güney Amerika

bien-aimé

sevgili

 

 

KISACA

 

·     Kısa, çok kullanulan sıfatlar addan önce gelir (beau, bon, bref, grand, gros, faux, haut, jeune, joli, mauvais, meilleur, nouveau, petit, vieux).

 

          la jolie fleur

 

·     Bir bağlaçla bağlanan birden fazla sıfatlar addan sonra gelir (mais, donc, or, car, et, ou, ni … ni).

 

          Elle avait un visage beau mais sévère.

          Güzel ama sert bir yüzü vardı.

 

·     Eğer bağlaç yoksa ismi sararlar

 

          Elle portait une grande jupe bleue.

          Büyük mavi bir etek giymişti.

 

·     Bazı sıfatlar addan çnce ve sonra gelirler ve anlamları değiebilir.

 

          un homme grand

          un grand homme

 

 

 

Vous avez une voiture rouge?
Kırmızı arabanız var mı? (tekil- resmi)

Non, je n’ai pas de voiture rouge.
Hayır, kırmızı arabam yok.

 

Tu as un nouveau camarade de chambre?
Yeni bir oda arkadaşın var mı?

Oui, j’ai deux nouveaux camarades de chambre.
Evet, iki yeni oda arkadaşım var.

 

Il y a une grande télévision dans le salon?
Oturma odasında büyük bir televizyon var mı?

Oui, il y a une grande télévision dans le salon.
Evet, oturma odasında büyük bir televizyon var.

 

Vous avez un stylo bleu?
Mavi kaleminiz var mı.

Oui, j’ai un stylo bleu.
Evet, mavi kalemim var.

 

Où est le jeune homme?
Genç adam nerede?

Le jeune homme est dans le bureau avec le vieil homme.
Genç adam, yaşlı adamla büroda.

 

une ancienne épouse  
eski
                        

une épouse ancienne  
yaşlı

mon cher ami             
sevgili
arkadaşım                           

un tailleur cher            
pahalı
takım elbise

une jeune femme blonde
genç
sarışın kadın

un nouveau film intéressant
ilginç
yeni bir film

un homme mince et laid
zayıf
ve çirkin bir adam

une personne intelligente et drôle
zeki
ve eğlenceli bir kişi

un chat noir
siyah kedi

deux sacs
iki çanta

troisième jour
üçüncü gün

triple mot
üçlü kelime

 

Ces petits gâteaux sont délicieux.

Bu küçük kekler nefis

 

Ces petites friandises sont délicieuses.

Bu küçük şekerler nefis

 

Le jeune homme est parti.

Genç adam gitti.

 

Les jeunes femmes sont parties.

Genç kadınlar gitti

 

C’est une bonne idée.

İyi fikir

 

C’est un bon restaurant.

İyi bir restoran.

 

Mon copain est australien.

Erkek arkadaşın Avurturyalı

 

Ma copine est australienne.

Kız arkadaşım Avusturyalı.

 

Ça sent le vieux fromage.

Eski peynir gibi kokuyor.

 

Les vieilles maisons sont moins chères.

Eski evler daha az pahalı

 

J’adore ton nouveau manteau.

Yeni ceketini sevdim.

 

J’ai acheté un nouvel ordinateur.

Yeni bir bilgisayar aldım.

 

Non, il ne s’appelle pas Monsieur Magnifique. C’est un faux nom.

Hayır, onun adı Mr. Magnificent değil. O sahte bir ad.

 

C’est une fausse canne. Il y a une lame dedans. 

Sahte bir baston. İçinde bir bıçak var.

 

Ils nous ont chanté une petite chanson douce. 

Küçük hoş bir şarkı söylediler.

 

Ces sauces sont plutôt douces.

Bu soslar oldukça yumuşak.

 

Il aime son beau chapeau bleu tout neuf.

Yepyeni, güzel mavi şapkasını çok seviyor.

 

Cette petite fille est maligne, mignonne, et malicieuse.

Bu küçük kız akıllı, sevimli ve hınzır.

 

KAYNAKLAR

 

https://www.leaflanguages.org/french-grammar-adjective-placement/

https://www.clozemaster.com/blog/french-adjectives/

https://learnfrenchlanguageguide.com/learn-french-grammar/french-adjectives/

https://french.kwiziq.com/

https://www.learnfrenchathome.com/

https://frenchtogether.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder