25 Kasım 2014 Salı

Geçmiş Zaman

  • passé composé  (Bileşik Geçmiş Zaman -perfect
  • imparfait (Şimdiki zamanın hikayesi - imperfect)
  • passé simple (Basit geçmiş zaman - simple past)

passé composé  (Bileşik Geçmiş Zaman -perfect), en çok kullanılan geçmiş zamandır. Genelde "imparfait" ile birleşik kullanılır. Bileşik Geçmiş Zaman;
    - geçmişte tamamalanan bir olayı
    - geçmişte bir kaç kez tekrarlanmış bir olayı
    - geçmişte olmuş bir seri olayı
ifade etmekte kullanılır.

imparfait (Şimdiki zamanın hikayesi, imperfect), geçmişte devame tmekte olan ya da bitmemiş bir eylem için kullanılır. Eylemin başlayış ve bitiş durumu tam olarak verilmez. Şimdiki zamanın hikayesi;
    - alışılmış olaylar ya da içinde bulunulan durum
    - fiziksel ya da duygusal olaylar
    - belirlenmemiş süreli bir olay ya da durum
    - passé composé ile birlikte içinde bulunulan ortamın durumu
    - dilek ve öneri
    - eğer
    - geçmişte être en train de ve venir de ifadelerinde kullanılır.

passé simple, basit geçmiş zaman hemen hemen passé composé ile aynı olsa da resmi durumlarda, tarihi ya da edebi yazımlarda kullanılan bir zamandır.  Imparfait -şimdiki zamanın hikayesi- ile birlikte kullanılır. Günlük yazım ve konuşmada ise  passé composé ave imparfait birlikte kullanılır.

24 Kasım 2014 Pazartesi

Il y a (Var/Yok)

Var ve Yok anlamlarında kullanılan Il y a çoğul ve tekil durumda aynı şekildedir.  Il y a belirsiz artikel ve ad takip eder. 

Il y a üç kelimeden oluşur:
  1. il - özne o 
  2. y - zamir orada
  3. a -  avoir (sahip olmak) fiilinin 3. tekil şahısı
Il y a un chat dans la voiture.  
Arabada bir kedi var.
Il y a des enfants là-bas.
Orada bazı çocuklar var.
Il y a quelqu'un à la porte.
Kapıda biri var.

Olumsuz durumda y önüne ne (y önünde n' olur) ve a sonrasına pas konulur. Belirsiz artikıl olumsuzluğa bağlı olarak  de olur.

Il n'y a pas de chat dans la voiture.  
Arabada bir kedi yok.
Il n'y a pas d'enfants là-bas.
Orada bazı çocuklar yok.

Soru sormak için, ya "est-ce que" ya da değişim kullanılır. est-ce que kullanılırken,  que "il" önünde  qu' olur
Est-ce qu'il y a un chat ?
Bir kedi mi var?
Est-ce qu'il y a des enfants ?  
Çocuklar var mı?

Değişim durumunda "y" öne alınır,  il ve a yer değiştirir. İki sesli yan yana geldiği için t araya gelir. 

Y a-t-il un chat ?
Bir kedi var mı?
Y a-t-il des enfants ?  
Çocuklar var mı?

Il y a ayrıca soru cümlelerinde kullanılır:
Pourquoi est-ce qu'il y a un chat dans mon lit ?  
Neden yatağımda bir kedi var?
Combien d'étudiants y a-t-il ?
Orada kaç tane çocuk var?
Qu'est-ce qu'il y a ? ve Qu'y a-t-il ? ifadeleri Sorun nedir? anlamlarına gelir.

Il y a is also used to mean ago

J'ai vu le film il y a trois semaines.
I saw the movie three weeks ago.
Il y a 2 ans que nous sommes partis.  
We left two years ago.

Diğer zamanlarda  il y a  avoir fiili çekimlenir.

Soru Bağlaçları

Qui - Kim
Que - Ne
Pourquoi - Neden
Comment - Nasıl
Quand - Ne zaman
Où - Nerede
Combien - Ne kadar
 

POURQUOI
neden?   niçin?
Pourquoi vas-tu à la piscine?
Neden havuza gidiyorsun?

Pourquoi ne venez-vous pas à cette fête?
Neden bu partiye gelmiyorsun?

Pourquoi est-il-en colère?
O, neden kızgın?

Pourquoi ne parle-t-elle pas français?
Pourquoi est-ce qu'elle ne parle pas français?
Neden Fransızca konuşmaz? 

Pourquoi Anne porte-t-elle un manteau?
Neden Anna palto giyiyor?

Pourquoi étudiez-vous le français? 
Neden Fransızca çalışıyorsunuz?


COMMENT
nasıl?
Comment vont-elles à l'ecole?
Okula nasıl gidiyorlar?

Comment est-ce que je vais au bureau?
Ofise nasıl giderim?

Comment vas-tu?
Nasılsın?

Comment allez-vous ?
Nasılsınız? 
  
nerede?

habitez-vous?
Nerede yaşıyorsunuz?

partez-vous en vaconces?
Tatilde nereye gidersiniz?

D'où viennet-ils?
Onlar nereli (nereden geliyorlar)?

Où est le distributeur automatique?
ATM nerede?

Où sont les billets?
Biletler nerede?
Ils sont dans le tiroir. 
Çekmecedeler.

Quand
ne zaman?

Quand es-tu parti?
Ne zaman ayrıldın?

Quand revienddras-tu?
Ne zaman geri dönersin? 

Quand a eu lieu la bataille de Waterloo?
Waterloo savaşı ne zaman oldu? 

Quand est la réunion?
Toplantı ne zaman?

Qu’est-ce que
ne?

Que veux-tu ?
Qu'est-ce que tu veux ?
Ne istiyorsun?

Que regardent-ils ? 

Qu'est-ce qu'ils regardent ?
Ne izliyorlar?

Qu'est-ce que c'est (que ça) ?
O ne?
 

Qu'est-ce qui se passe ?
Ne oluyor?


Combien
ne kadar?

Combien de valises avez-vous?
Kaç tane bavulunuz var?

Combien de livres as-tu?
Kaç tane kitabın var? 

Combien ça coûte? 
Ne kadar (kaç para)? 

Combien coûte le billet ? 
Bilet ne kadar? 

Quelle? 
hangisi
Quel - eril/tekil
Quels - eril/çoğul
Quelle - feminen/tekil
Quelles - feminen/çoğul


Quel train tu prends ?
Hangi trene bineceksin?


Quel est ton nom?
Adın ne?

Quels sont tes livres préférés?
Hangi kitapları seversin? 

Quel âge a-t-elle?
Kaç yaşında? 

Quel est le problème ?
Sorun nedir?

Quelles sont les différences ?
Farklar nedir?

Qui
kim

Qui est là? 
Oradaki kim?

À qui est cette voiture ? 
Bu araba kimin?

Qui est Jean Dupont? 
Jean Dupont kim?

A qui est cette maison ? 
Bu ev kimin?



7 Kasım 2014 Cuma

Soru İfadeleri 2: Özne-Fiil Değişimi

Soru İfadeleri 
Özne-Fiil Değişimi
Daha resmi bir soru sorma biçimidir.

Tu participes à toutes nos réunions.

Participes-tu à toutes nos réunions?

Yüklem ile özne arasına çizgi konur.

Il joue au football
Joue-t-il au football?

fiil sesli ile bitiyorsa, araya t konur..

Marie aime la peinture
Marie aime-t-elle la peinture?

İsim olan soru cümlelerinde isim (özne) olduğu gibi kalırken onun yerine yüklem/fiil sonrasında  şahıs zamiri kullanılır.

Êtes-vous prête ?
Hazır mısın? 

Mange-t-il la viande ?
O, et yer mi?


Dansez-vous ?
Dans eder misin?

Veux-tu voir un film ?
Film izlemek ister misin?

Ne dansez-vous pas ?
Dans etmez misin?

Aime-t-elle la glace?
Dondurma sever mi?

Parle-t-on anglais ici?
Burada İngilizce konuşan var mı?

Marie joue-t-elle du violon?
Marie keman çalar mı?

Ce fruit est-il bon?
Bu meyve iyi mi?

2 Kasım 2014 Pazar

Soru İfadeleri 1: Est-ce-que

Est-ce-que 
(esko)
Konuşma dilinde  est-ce que en fazla kullanılan soru biçimidir. Cümle yapısı aynı kalır, sadece başa est-ce que eklenir.
est-ce que özne-yüklem değişimi ile c’est que ifadesinden gelir. Kelime anlamı "O, odur" olarak verilebilir.
est-ce que bir sesli önünde est-ce qu' şekline dönüşür.


Il joue au football
O futbol oynar
Est-ce qu' il joue au football ?
O futbol oynar mı?
 
Marie aime la peinture
Marie resim yapmayı sever
Est-ce que Marie aime la peinture ?
Marie resim yapmayı sever mi?
 
Est-ce que tu travailles ?
Çalışıyor musun? 

Est-ce qu'il y a des problèmes ?
Sorun mu var?

Est-ce qu'Anny vient avec nous ?
Anny bizimle geliyor mu?


Est-ce que vous n'avez pas faim ?
Aç değil misin?


Est-ce que vous dansez ?
Dans eder misin?

Est-ce que tu veux voir un film ?
Film izlemek ister misin?

Est-ce que tu aimes les films?
Film sever misin?
Bien sûr, j'adore les films.
Elbette, filme bayılırım.

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Şimdiki Zaman - Örnek Cümleler

- Geçerli durum ve olaylar:

Je suis fatigué.  
Yorgunum.

Nous allons au marché.
Markete gidiyoruz.

- Alışagelmiş olaylar:

Il va à l'école tous les jours.  
Hergün okula gider.

Je visite des musées le semadi.
Cumartesi günleri müzeyi ziyaret ederim.

- Kesin ve genel gerçekler:

La terre est ronde.  
Dünya yuvarlaktır.

L'éducation est importante.
Eğitim önemlidir.


şimdiki zamanda olayın o anda yapıldığı özellikel belritilmek istenirse: étre + en train de + infinitif çekimli fill kullanılır.

Je suis en train de manger - Yiyorum.  
Tu es en train de manger - Yiyorsun.
Nous ne sommes pas en train de manger  - Yemiyoruz.
Il est en train de jouer  - O oynuyor
Qu’est-ce que tu es en train de faire? - Ne yapıyorsun?
   




Ils habitent en France
Onlar Fransada yaşıyor.

Nous fermons à six heures
Biz saat 6da kapatırız/kapatıyoruz.

Elle travaille à Paris.
O, Pariste çalışıyor.

Nous aimons ce film.
Biz bu filmi severiz.

Elle chante très bien.
O çok güzel şarkı söylüyor/söyler.

Il répond à ma lettre
O, mektubuma cevap verir.

Nous attendons le bus
(Biz) Otobüs bekliyoruz.

Je suis britannique
Ben İngilizim.

Elle est sympa
O naziktir.

L'éducation est importante.
Eğitim önemlidir.

Ils sont en vacances
Onlar tatildeler.

Nous avons deux chats
Biz, iki kediye sahibiz (İki kedimiz var.)

Ils ont quatre enfants
Onlar dört çocuk sahibi.

je ne vous comprends pas
seni anlayorum.

je ne parle pas français
Fransızca konuşmam.

il ne travaille pas le samedi
O, cumartesi çalışmaz

je n'aime pas les frites.
Cips sevmem.

Şimdiki Zamanda faire devoir savoir pouvoir vouloir fiil çekimleri



FAIRE- Yapmak

je fais
tu fais
il / elle fait
nous faisons
vous faites
ils / elles font

DEVOIR – yapmak zorunda olmak

 je dois
 tu dois
 il / elle doit
 nous devons
 vous devez
 ils / elles doivent

SAVOIR –bilmek

je sais
tu sais
il / elle sait
nous savons
vous savez
ils / elles savent

POUVOIR -yapabilmek

je peux
tu peux
vous pouvez
il / elle peut
nous pouvons
ils /elles peuvent

VOULOIR –istemek

je veux
tu veux
vous voulez
il / elle veut
nous voulons
ils / elles veulent

Şimdiki Zaman -Düzensiz Fiiller



3. Grup: Düzensiz Fiiller

Genel olarak iki tür bitişleri vardır :


1inci Tip
2inci Tip
 je
s
e
 tu
s
es
 il /  elle
t
e
 nous
ons
ons
 vous
ez
ez
 ils /  elles
ent
ent


düzensiz -RE fiil çekimleri:

* prendre: çoğul şahıslarda d düşer, üçüncü çoğul şahısta n çift olur

prendre    pren(d)-
je prends
tu prends
il /elle prend
nous prenons
vous prenez
ils /elles prennent


* battre:  Tekil şahıslarda kökteki son t düşer. Çoğul şahıslarda t çift olur.

battre    bat(t)-
je bats
tu bats
il /elle bat
nous battons
vous battez
ils /elles battent

* mettre: şimdiki zaman çekimi battre ile aynı olsa da diğer zamanlardaki çekimi farklıdır.

mettre    met(t)-
je mets
tu mets
il /elle met
nous mettons
vous mettez
ils /elles mettent

* rompre:  Üçüncü tekil şahısta kökten sonra t eklenir.

rompre   romp-
je romps
tu romps
il /elle rompt
nous rompons
vous rompez
ils /elles rompent

* -aindre ile biten fiiller: kökteki d düşer. Çoğul şahıslarda “n” önüne “g” gelir.

craindre     crain-/craign-
je crains
tu crains
il /elle craint
nous craignons
vous craignez
ils /elles craignent

Düzensiz  -IR fiil çekimleri:

* dormir, mentir, partir, sentir, servir, sortir: Tekil şahıslarda -ir çıktıktan sonra kökteki son harf düşer.

dormir     dor(m)
je dors
tu dors
il /elle dort
nous dormons
vous dormez
ils /elles dorment

* couvrir, cueillir, découvrir, offrir, ouvrir, souffrir:  düzenli –re bitişli fiiller gibi çekimlenirler.

couvrir     couvr
je couvre
tu couvres
il /elle couvre
nous couvrons
vous couvrez
ils /elles couvrent

diğer düzensiz -IR fiiller için bir çekim düzeni yoktur. Her birinin çekiminin ayrı ayrı öğrenilmesi gerekmektedir: asseoir, courir, devoir, falloir, mourir, pleuvoir, pouvoir, recevoir, savoir, tenir, valoir, venir, voir, vouloir

sadece bir tane düzensiz -ER ile biten fiil vardır: Aller –gitmek

ALLER  (gitmek)

je vais
tu vas
il / elle va
nous allons
vous allez
ils /elles vont

PARTIR  (ayrılmak)

je pars
tu pars
il / elle part
nous partons
vous partez
ils /elles partent

"pars" ve "part" aynı okunur.  Sondaki “s” ve “t” telaffuz edilmez.

 OUVRIR (açmak)

je ouvre
tu ouvres
il / elle ouvre
nous ouvrons
vous ouvrez
ils /elles ouvrent

DIRE (söylemek, konuşmak)

je dis
tu dis
il / elle dit
nous disons
vous dites
ils /elles disent